İçeriğe geç
MindfulBarrier
← Tüm yazılar

Sosyal medya ve ruh sağlığı

Sosyal medyayı azaltmak ruh halini değiştirir mi? İki çalışma, iki bakış

Bir deney, sosyal medyayı kısıtlayanlarda yalnızlık ve depresyonun azaldığını buldu. Başka bir geniş analiz ise ortalama etkinin çok küçük olduğunu söylüyor. İkisi nasıl bir arada okunur?

· 2 dk okuma

“Sosyal medya ruh sağlığına zarar veriyor” ve “sosyal medyanın etkisi abartılıyor”. İkisi de araştırmalara dayanılarak söyleniyor. Birbirine ters gibi görünen bu iki cümle, aslında farklı soruları yanıtlayan iki farklı çalışma türünden geliyor.

Deney: kısıtlayınca ne oluyor?

Pennsylvania Üniversitesi’nden Melissa Hunt ve arkadaşları 143 üniversite öğrencisiyle üç haftalık bir deney yaptı. Bir grup sosyal medyayı her zamanki gibi kullandı. Diğer grup ise Facebook, Instagram ve Snapchat’in her birini günde yalnızca 10 dakikayla sınırladı. Üç hafta sonunda kısıtlama grubunda depresyon ve yalnızlık, kontrol grubuna göre belirgin biçimde azalmıştı. Etki, çalışmanın başında daha depresif olan katılımcılarda en güçlüydü [1].

Araştırmacılar kendi çalışmalarının sınırlarını da belirtti: katılımcılar üniversite öğrencileri, örneklem küçük ve süre kısa. Çalışma, bu etkinin neden oluştuğunu da, diğer yaş gruplarında geçerli olup olmadığını da doğrudan söyleyemiyor [1].

Geniş analiz: ortalama etki küçük

Amy Orben ve Andrew Przybylski, üç büyük veri setindeki 355 binden fazla katılımcının verisini analiz etti. Ergenlerde dijital teknoloji kullanımı ile iyi oluş arasında olumsuz ama küçük bir ilişki buldular: teknoloji kullanımı, iyi oluştaki değişkenliğin en fazla yüzde 0,4’ünü açıklıyordu [2]. Oxford’un basın bülteni, bunun düzenli patates yemenin iyi oluşa olumsuz ilişkisinden biraz daha büyük olduğunu, ama zorbalığa uğramak gibi etkenlerden küçük olduğunu aktarıyor [3].

İkisi nasıl bir arada okunur?

  • Ortalama ile birey aynı şey değil. Küçük bir ortalama etki, bazı insanlar için çok büyük, bazıları için hiç olmayan bir etkiyi gizleyebilir. Hunt’ın deneyinde de etki, başlangıçta daha mutsuz olanlarda daha güçlüydü [1].
  • Deney ile ilişki farklıdır. Orben ve Przybylski’nin analizi ilişkileri ölçüyor, neden-sonuç değil. Hunt’ın çalışması ise kontrol grubuyla yapılmış bir deney, ama küçük ve kısa.
  • Ne kadar kullandığın tek ölçü değil. Nasıl kullandığın, ne için kullandığın ve o sırada ne hissettiğin de önemli olabilir.

Pratik sonuç

Bu çalışmalar “sosyal medya herkes için zararlı” ya da “hiç zararı yok” demiyor. Sana düşen, kendi deneyine bakmak: Kullanımın seni nasıl hissettiriyor? Belirli bir uygulamaya girdikten sonra kendini daha kötü hissediyorsan, sınır koymayı deneyebilirsin.

Böyle bir sınırı iradeyle tutmak zor olabilir. MindfulBarrier’ın nefes ekranı, bir uygulamaya girmeden önce sana “gerçekten şimdi mi?” diye sorma fırsatı veriyor. Bu bir tedavi değil; ruh halinden dolayı sıkıntı yaşıyorsan bir uzmandan destek almak en doğrusu.

Kaynaklar

  1. Hunt, M. G., Marx, R., Lipson, C., & Young, J. (2018). No more FOMO: Limiting social media decreases loneliness and depression. Journal of Social and Clinical Psychology, 37(10), 751–768. https://doi.org/10.1521/jscp.2018.37.10.751
  2. Orben, A., & Przybylski, A. K. (2019). The association between adolescent well-being and digital technology use. Nature Human Behaviour, 3, 173–182. https://doi.org/10.1038/s41562-018-0506-1
  3. Oxford Üniversitesi (2019). Technology use explains at most 0.4% of adolescent wellbeing, new study finds (basın bülteni). https://www.ox.ac.uk/node/1434409

Bir uygulamaya girmeden önce kısa bir mola

MindfulBarrier, seçtiğin bir uygulama açılmadan önce sana bir nefes aldırıp kararı sana bırakır. Yayına girdiğinde haber vermemizi ister misin?

Yalnızca uygulama Google Play'de yayına girdiğinde bir e-posta göndeririz, başka amaçla kullanmayız. İstediğin zaman silmemizi isteyebilirsin. Gizlilik özeti.

Diğer yazılar